Bakan Bozdağ: ABD, FETÖ elebaşı Gülen'i iade etmezse...

Bakan Bozdağ, "ABD eğer Gülen'i iade etmezse şu anda zirve yapmış olan ABD karşıtlığının daha da yükselmesinden başka bir sonuç kesinlikle doğurmayacaktır" dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Hakim ve Savcı adaylarının kura töreninde açıklama yaptı. Bakan Bozdağ, "ABD'nin iade kararını vermesi Türkiye-ABD ilişkileri bakımından oldukça önemli. ABD eğer Fethullah Gülen'i iade etmezse şu anda zirve yapmış olan ABD karşıtlığının daha da yükselmesinden başka bir sonuç kesinlikle doğurmayacaktır" dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın konuşmasından bazı satırbaşları:

Adaleti bozan herşey kainatın, dünyanın, insanların en büyük düşmanıdır. Mülkün de her şeyin de temeli adalettir. Sadece hakimler, savcılar değil idari görevde olanlar, tarlasında çiftçilik yapanlar herkes bir noktada adaletin tecellisine hizmet edecektir. Ama adaletin arayanların müracaat ettiği yer yargıya müracaat eder. Ben yargıya gidersem hakkımı alırım, benim hakkımı vermediler ama yargı mutlaka benim hakkımı verir denmelidir. Bizim hepimizin yargıya olan bu inancı ayakta tutması lazım. Yargının esas gücü yargıya duyulan güvendir. Emin olmak yargıçlar, savcılar için son derece önemli bir noktadır. Yeni mesleğe başlayacak hakim ve savcılarımıza eminlik, güvenirlilik vasfınızı hayatınızın her alanında korumak için çok büyük gayretin, çabanın içinde olun. Güvenirlik vasfını korumak yargıya olan güveni de gerçekleştirecektir. Eminlik vasfınıza asla leke getirmeyin."AKLINI FETÖ GİBİLERE VERENLERE GÜVENEMEYİZ"Görevinizi anayasa, yasa, hukuk ve bunlara bağlı vicdan anlayışıyla bakarsanız taraflarınızı her daim muhafaza edersiniz. Hepimizin farklı ailerden, başka siyasi görüşlerden olması normaldir. Farklılıklarımız bizim gücümüz, zenginliğimiz, servetimizdir. Meslek hayatınız boyunca anayasamıza, hukukumuza, kanunlarımıza, beğenmesiniz de sadık kalın. Çünkü bunları siz uygulamakla görevlisinizdir. Değiştirmek yasama organının işidir. Akıl, vicdan hürriyeti son derece önemlidir. Sağlıklı durup, esir olan bir akılla sağlıklı karar kimse alamaz. Aklını başkalarına vermeden, birisi bir şey söylediğinde onu sorgulamazsınız ben adalet bekleyemem. Aklını FETÖ gibilere verenlere güvenemeyiz. Sizin vicdanınız sevdiklerinize başka, sevmediklerinize başka davranmayı emrediyorsa, sevmedikleriniz sizin zulmünüzü adalet diye yaşamaya başlamıştır. Hakim ve savcı mesleğine başlayan değerli hakim ve savcılarımıza diyorum ki, vicdanınız hiçbir yere bağlı olmasın. Vicdanınız hür olsun ama anayasa, yasa ve hukuka bağlı olsun. Bazen vicdanınız istemese bile yasa, anayasa böyle diyor diye o kararın altına imzanızı koymanız lazım."BÜYÜK BİR KAHRAMANLIK DESTANI YAZILMIŞTIR"

Taraflar sizi asla etkilememelidir. Mesleğe yeni başlayan hakim ve savcılarımıza vicdanınızı ve aklınızı hiç kimseye vermeyin. 15 Temmuz 2016 Türkiye açısından son derece önemli tarihi bir gün olmuştur. Fethullahçı terör örgütüne mensup askerler ve onlara eklemlenen bazı çevrelerlerce düzenlenen silahlı darbe gücü, milletle halkla beraber, mücadele kararı, medyamızın birlikte duruşu, sayın Cumhurbaşkanımızın duruşu, hasılı 79 milyon milletimizin darbeye karşı mücadelesiyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Türkiye'de bir gerçek daha ortaya çıkmıştır, demokrasi, seçilmişlere sahip çıkma, seçen milletin görüşleri ne olursa olsun herkesin ortak değeri haline gelmiştir. Artık demokrasinin tehlike ve tehdit altında olmadığı görülmüştür. Büyük bir kahramanlık destanı yazılmıştır. Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'nda dört bir yanı işgal edildiği zaman ölmeye koşan bu halk bu sefer farklı bir zeminde ölümüne bir araya gelmiştir. Bu büyük bir övünç meselesidir. ABD'de, başka bir ülkede halk böyle yapsaydı emin olun bunu alayı vala ile konuşuyor olurlardı."FETHULLAH ALÇAĞININ YENİ DİN ANLAYIŞINA MARUZ KALACAKTIK"

Türk milleti destansı kahramanlığı ortaya koyunca ne ABD'de ne Batı'da bu milleti takdir eden bir söze rastalayamadık. Bu destansı kahramanlığı görmek istemediler. Bu millet yaptığını iyi biliyor. Aziz milletimize huzurlarınıza şükranlarımı sunuyorum. İyi ki aziz milletimiz var. İyi ki rabbim bizi böylesine büyük bir milletin evladı olarak yaratmış. Darbe başarılı olsaydı, Türkiye ne olurdu, herkesin bir kez daha düşünmesini özellikle düşünmesini istirham ediyorum. PKK ve onun mensupları Türkiye'nin bir bölgesini bölmek için özellikle bağımsızlığa giden yolu açacaktı. Türkiye başka bir rejime yelken açacaktı. Türkiye ne zaman biteceği belli olmayan bir iç çatışmanın alanı hale gelecekti. Fethullah Gülen alçağının yeni bir din anlayışıyla bir reforma maruz kalacaktık. 15 Temmuz akşamı Türkiye bölünmekten kurtulmuştur, rejim değişikliğinden kurtulmuştur, Atatürk'ün yerine FETÖ'nün ikame edilmesinden kurtulmuştur. Türkiye dinde reforma varacak sapıklıklardan kurtulmuştur.

"YARGI 15 TEMMUZ'DA TOPA TÜFEĞE KARŞI HUKUKLA DURMUŞTUR"

Uçurumun kenarından bizi döndüren bu aziz millet olmuştur. Burada Türk yargısına bir paragraf açmak istiyorum. Türk yargısı 15 Temmuz gecesi demokrasi, hukuk, milli irade, seçilmişlere sahip çıkma adına büyük bir mücadeleyi cesurca, kahramanca yapmıştır. Darbe girişiminin yeni öğrenildiği saatlerde Ankara ve İstanbul Başsavcılığımız derhal soruşturma başlatmış, yakalama ve gözaltı talimatını vermiştir. Türkiye'nin diğer yanlarındaki başsavcılarımız soruşturma başlatmıştır. Yargı darbeye karşı helikoptere, silaha karşı tanka, topa karşı hukukla dimdik karşı durmuştur. Bu son derece önemli ve tarihi bir olay. Bursa'da yakalanan bir sıkıyönetim komutanının üzerinde Türkiye'nin üst derece makamlara atanmış isimleri ortaya çıktı. Bu liste hem savcılık hem de emniyet birimlerimize ileterek bu teröristlerin diğer illerdeki unsurları, savcılarımızın kollukla beraber hakimlerimizin verdiği kararlar çerçevesinde bir bir toplanmış, diğer illerde işin başına geçemeden bu hainlerin hepsi yakalanmıştır.

"ŞEREFSİZCE YAŞAMAKTANSA ŞEREFLİCE YATMAK"

Yargı "ölümüne hukuk, ölümüne demokrasi" demiştir. Bu toprağın üzerinde şerefsizce durmaktansa, bu toprağın altında şereflice yatmayı tercih etmiştir. Hukuka, demokrasiye, milli iradeye sahip çıkan bir dönemde Adalet Bakanlığı ve HSYK Başkanlığını bana nasip eden Allahıma şükrediyorum. FETÖ'nün ele başı Fethullah Gülen'in iadesine ilişkin olarak ABD ile Türkiye Cumhuriyeti arasında suçluların iadesi ve cezai konusunda adli yardımlaşma anlaşmamız var. Türkiye bu anlaşmaya göre 4 ayrı dosyaya ilişkin iade taleplerini ABD'ye gönderdi. Aramızdaki anlaşmanın 9. maddesine göre iade talebinin iletilmesi halinde karşı tarafın alması gereken önlemlerin başında ilgili kişinin tutuklanması gerekmektedir.

"ABD ANLAŞMA GEREĞİ GÜLEN'İ TUTUKLAMALIYDI"

Karar verilene kadar ilgili kişi tutuklu kalır. Sözleşme maddesi çok açık. Bunu tedbir için yapacak. Onu tutuklayacak sonra dosyalarını inceleyecek, ABD iç hukukuna göre iade veya iade etmeme konusunda kararını netleşinceye kadar tutukluluk sürecek. Biz yargılama yapmıyoruz ki, biz yargılama yapılabilmesi için iade talebinde bulunuyoruz. Biz talebimizi iletiyoruz, delillerimizi ortaya koyuyoruz. Ama maalesef ortaya çıkan fotoğrafa baktığımızda idari makamlar sanki yargılama yapıyormuşuz gibi bir tablo ortaya çıktı. ABD anlaşmaya uymuyor. Oda TV bir yayın yapıyor, Türkiye iade talebinde bulunmuş ama İngilizcesini koymamış. Böyle bir şey olabilir mi? Biz Türkçesini de İngilizcesine koyduk öyle gönderdik. ABD'nin iade kararını vermesi Türkiye-ABD ilişkileri bakımından oldukça önemli. ABD eğer Fethullah Gülen'i iade etmezse şu anda zirve yapmış olan ABD karşıtlığının daha da yükselmesindan başka bir sonuç kesinlikle doğurmayacaktır.

"ABD GÜLEN'İ İADE ETMEZSE 79 MİLYONU HEBA EDER"

ABD ya Gülen'i iade edecek ya da 79 milyonluk Türkiye'yi ve Türk milletini heba edecek. CIA Gülen'in darbeyi idare ettiğini biliyor.

PAYLAŞ