Bostanoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı! Erdoğan ile 10 dakika görüşmüş

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin "müşteki" olarak verdiği ifadede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la havalimanında 10 dakika görüştüğünü belirtti.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimine ilişkin "müşteki" olarak verdiği ifadede, olay gecesi "Komuta kademesi olarak bu girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz" şeklinde basına açıklama yaptığını belirterek, "İfademin darbe endişesi yaşayan kamuoyunu ve darbe karşıtı olan TSK personelini ferahlatan önemli bir referans teşkil ettiğini düşünüyorum." dedi.

"DARBENİN ÖNLENMESİ TALİMATI VERDİ"İfade tutanağına göre Bostanoğlu, darbecilerce tesirsiz hale getirilmemek için katıldığı düğünde emir subayının kendisine refakat etmediği izlenimini "darbeci hainlere" verdiklerini söyledi. Bazı telefon görüşmelerini emir subayının yaptığını ancak güvenli olduğunu değerlendirdikten sonra yanında kendisinin bulunduğunu söylediğini anlatan Bostanoğlu, bunun ardından telefon görüşmeleriyle darbenin önlenmesi için talimat verdiğini kaydetti.

BOSTANOĞLU, ŞÖYLE KONUŞTU:

"Genelkurmay Başkanı ve diğer kuvvet komutanlarından haber alınamaması üzerine yaşanan illegal olaylar karşısında saat 01.17'de Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile telefon irtibatı sağladım. Sayın Bakan'a, 'Komuta kademesi olarak darbe girişimine karşı olduğumuzu, bu girişimin FETÖ cuntası tarafından yapıldığını değerlendirdiğimi ve güvenli bir bölgede bulunduğumu' ifade ettim. Sayın Bakan ile daha müteaddit defalar telefonla görüşerek, sürekli irtibatta kaldık. Gelişmelere yönelik olarak kendisine bilgi sundum.

"KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUZ"Daha önceden, Deniz Kuvvetlerinin basın faaliyetlerinden tanıştığım CNN Türk muhabiri Kenan Şener ile saat 01.24'te irtibat kurdum. Ona da benzer açıklamalarda bulundum. 'Komuta kademesi olarak bu girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz' şeklindeki ifadem CNN Türk'te yayınlandıktan sonra diğer televizyon ekranlarında ve internette son dakika gelişmesi olarak kamuoyuna duyuruldu. Olay gecesi tek kuvvet komutanı açıklaması olarak bu ifadelerimin darbe endişesi yaşayan kamuoyunu ve darbe karşıtı olan TSK personelini ferahlatan önemli bir referans teşkil ettiğini düşünüyorum. Bu açıklamadan sonra 02.30'da Genelkurmay İstihbarat Başkanı Mustafa Özsoy (tutuklu), emir subayımı arayarak nerede olduğumu öğrenmeye çalıştı. Kendisine herhangi bir cevap vermedik."

Bostanoğlu, 16 Temmuz saat 01.40'ta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümamiral Sinan Azmi Tosun'un kendisini arayarak, Aksaz Özel Eğitim Merkezinde tatilde bulunduğunu ifade ettiğini, sonrasında "darbe girişiminin tamamen dışında olduğunu ve bunu Donanma Komutanı'na ve Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı'na ifade ettiğini söylediğini" anlattı ve "Daha sonra bu amiralin, darbeciler tarafından yayınlanan atama listesinde, Donanma Komutanı ve Kocaeli Sıkıyönetim Komutanı olarak yer aldığını öğrendim." dedi.

24 GEMİNİN DİREKTİFİ VERDİĞİNİ ANLATTIDarbe girişimi gecesi, araçta bulundukları sırada ailesi ve emir subayının şahsi mobil telefonları dışında, kendisine ve emir subayına ait resmi telefonlardan da kriz yönetimi amacıyla birçok görüşme yaptığını ifade eden Bostanoğlu, bu kapsamda Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele, Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanı Tuğamiral Özdem Koçer, Doğu Akdeniz'deki gemide bulunan Deniz Kurmay Albay Aykar Tekin ile yaptığı görüşmelerde Gölcük, Foça, Mersin, Karadeniz Ereğlisi ve Aksaz deniz üslerinden emir komuta hiyerarşisine aykırı olarak, sözde "büyük çaplı terörist saldırı ihbarı" ile seyre kaldırılan 11'i fırkateyn, 8'i hücumbot, 5'i korvet olan toplam 24 geminin üslerine dönmesi direktifi verdiğini anlattı.Yavuz fırkateyni dışındaki gemilerin üslerine döndüklerini ancak Yavuz fırkateyninde bulunan darbecilerin Donanma Komutanı Oramiral Kösele'yi etkisiz hale getirdiklerini ifade eden Bostanoğlu, bu periyotta, zaman zaman Kösele ile telefon irtibatı kurduğunu bildirdi. Kösele'nin anlatımına göre kendisinin, Deniz Kurmay Albay Levent Kerim Uça ile birlikte kamaraya kilitlendiğini, sabah saatlerinde gelişmelerin darbecilerin aleyhine dönmesinden sonra fırkateyn komutanının, kendisinin ve gemisinin Donanma Komutanı emrinde olduğunu söylediğini bildiren Bostanoğlu, bunun ardından Kösele'nin gemide serbest kaldığını, fırkateynin de daha sonra Gölcük'e intikal ettiğini kaydetti.

TOPLAM 140 TELEFON GÖRÜŞMESİBostanoğlu, darbe girişimi gecesi kendi telefonundan 80 dakika süren 62, emir subayının telefonundan 77 dakika süren 78 telefon görüşmesi yaptığını daha sonra öğrendiğini belirterek, "Toplamda 9 saat süreyle mobil halde ya da belirli yerlerde duraklayarak, aracımızda bekamızı sağladık. Darbecileri etkisiz hale getirmek için telefon iletişimiyle süreci yönettim." diye konuştu.Oramiral Bostanoğlu, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma sırasında tutuklanan Deniz Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Tuğamiral Murat Şirzai'nin kendisine 16 Temmuz sabahı telefonla gönderdiği mesajlarda, "Komutanım şu anda kuvvetteyim. Gece geldim. Çağırdılar, olay var diye. İrfan Amiral çağırdı. 'Karargahın güvenliğini sen sağla' dedi. Şu anda karargah emniyette", "Şu anda Genelkurmay'dan ateş ediliyor. Uçaklar tarafından Meclis'e atılan bombalardan dolayı binada yer yer hasar var. Personel nöbetçiler emniyette", "Bir kısım personeli ve mağdur sivilleri çıkarmaya çalışacağız. Bize de mermi geliyor", "Siz emniyette misiniz" diye yazdığını bildirdi.

FİRARDA OLAN TUĞAMİRALLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Halen firarda olan Gölcük Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren'in de aynı sabah gönderdiği telefon mesajında, "Ben Hayrettin Paşa. Ülkem, milletim, bayrağım, şehitlerim için Gölcük'teyim, görevimin başındayım. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene" yazdığını belirten Bostanoğlu, şu beyanı verdi:"Yeşilyurt/Yeşilköy bölgesinde saat 07.00 sularına kadar kaldık. Bundan sonra en kısa sürede Ankara'ya intikal etmeye karar verdim. Ancak İstanbul'da yeterli güvenlik ortamının henüz tesis edilmediğini dikkate alarak, her zaman uygulandığı şekilde, polis eskortuyla İstanbul dışına kadar çıkmanın daha uygun olacağını değerlendirdim. Bu maksatla polis eskortu almak üzere 07.23'te Ataköy Polis Merkezi amirliğine gittik ve polis eskortu talep ettik. Polis merkezi amiri ile yaklaşık yarım saat görüşme yaptık. Gece süresince neler yaptığımı ve nerede bulunduğumu açıkladım. Daha sonra Ataköy Polis Merkezine gelen Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Çetiner ile 30-45 dakika kadar konuşma yaptık. Benzer konuları konuştuk. Çetiner, eskort talebine karşılık yol emniyetinin tam olarak sağlanamadığını ve bunun zaman alabileceğini belirtti ve bizleri daha iyi imkanlara sahip Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne davet etti.

"KORDİNELİ OLARAK SÜRECİ YÖNETMEYE DEVAM ETTİK"

Davet üzerine oraya intikal ettik. İlçe Emniyet Müdürlüğünde ast birliklerle birçok telefon görüşmesi yaptım. Bu arada saat 08.08'de Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile görüştüm. Kendisine bulunduğum yeri söyledim ve en kısa zamanda Ankara'ya intikal etmek istediğimi ifade ettim. Yaklaşık 11.30'a kadar İlçe Emniyet Müdürlüğünde kaldım. Bu periyotta iki kez Milli Savunma Bakanı ile ve Başbakanlıkta soyadını hatırlamadığım Murat isimli görevlinin telefonu vasıtasıyla Genelkurmay Başkanı ile görüştüm. Genelkurmay Başkanı'mız Orgeneral Sayın Hulusi Akar, ilgililerle koordine edip, emniyetli bir şekilde Ankara'ya intikal etmemi söyledi. Belirttiğim komutanlarla görüşmeler yaparak ve İlçe Emniyet Müdürü ile koordineli olarak süreci yönetmeye devam ettik."

"CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE 10 DAKİKA GÖRÜŞTÜK"Bostanoğlu, emniyet müdürlüğündeki odada iş adamı Esat Ulu'nun da bulunduğunu ifade ederek, öğle saatlerine doğru, emniyet yetkililerinin tavsiyesiyle havayoluyla Ankara'ya gitmeyi kararlaştırdığını söyledi. Çetiner ve Ulu ile birlikte saat 12.00'de Atatürk Havalimanı'na ulaştıklarını, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaklaşık 10 dakika görüştüklerini anlatan Bostanoğlu, milletvekilleri için hazırlanan özel uçağa bindiğini, uçakta yaklaşık 4 saat bekledikten sonra Ankara hava sahasının güvenliğinin tam olarak sağlanamadığının bildirilmesi üzerine, polis eskortuyla havalimanından ayrıldığını aktardı.Kavacık'ta, SAT komandolarının koruma olarak kendilerine katıldığını ve aynı gece Ankara'ya ulaştığını ifade eden Bostanoğlu, Ankara'da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı, kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile yaptıkları toplantıda başlarından geçenleri anlattıklarını ve ne gibi önlemler alınacağını konuştuklarını ifade etti.

"SÜRECİN EN AZ HASARLA ATLATILDIĞI KUVVET..."

Bostanoğlu, "Karanlık olayların yaşandığı bu süreçte darbeciler tarafından ulaşılamamış ve rehin alınamamış olmam sayesinde, Deniz Kuvvetleri bağlısı birlikler ile iletişim kurabildiğimizi, CNN Türk ile kurduğumuz irtibatın ve yaptığımız açıklamanın tüm Türkiye'de kamuoyunu rahatlatan bir beyanat olduğunu ve Deniz Kuvvetleri çapında krizi mümkün olan en uygun şekilde yönetebildiğimizi değerlendiriyorum." dedi.Karargaha 17 Temmuz 2016 sabahı intikal etmeden önce, darbecilerin yakalanarak, gözaltına alınması talimatı verdiğini aktaran Bostanoğlu, şunları kaydetti:

"DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINCA HALKA ATEŞ AÇILMAMIŞTIR""Sonuç olarak, bu menfur darbe girişimi sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve bağlısı birliklerde herhangi bir silahlı çatışma yaşanmamış, Deniz Kuvvetleri personelince halka ateş açılmamış ve kan dökülmemiş, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve bağlısı birliklerde emir komuta hiyerarşisi en kısa zamanda tesis edilmiş, darbe girişimine katılan şüpheliler yine Deniz Kuvvetleri tarafından yakalanarak, adalete teslim edilmiştir. Darbeciler tarafından asılsız 'büyük çaplı terörist saldırı ihbarı' ile seyre kaldırılan 24 savaş gemisi, direktiflerimle ve emrimdeki vatansever denizci komutanlar sayesinde üslerine geri döndürülmüştür.Ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı askeri okullardaki öğrencilerin hiçbirisinin bu menfur olaylara fiilen karışmaması, Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak benim için buruk bir teselli kaynağı olmuştur. Nitekim Deniz Kuvvetleri Komutanlığının can kaybı yaşanmayan, en kısa zamanda olayları kontrol altına alan ve sürecin en az hasarla atlatıldığı kuvvet olduğunu söylemek mümkündür.Bu olaylar nedeniyle ben de mağdur oldum. Çünkü beni de etkisiz hale getirmeye çalıştılar. Ancak şüphe etmemiz nedeniyle bulunduğumuz yeri terk ettiğim ve bizi bulamadıkları için darbecilerin kontrol alanına girmedim. Olay nedeniyle darbecilerden ve beni özellikle etkisiz hale getirmek isteyenlerden şikayetçiyim."

PAYLAŞ