Büyükelçi, FETÖ'nün bankasına 'annesi istedi diye' para yatırmış

Davutoğlu'nun özel kalem müdürü ve Gül'ün de başdanışmanlığını yapan Gürcan Balık, Bank Asya'da 17/25 Aralık sürecinden sonra hesap açtırmasını, "hasta annemin isteğiyle oldu" sözleriyle savundu.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanlığı döneminde özel kalem müdürlüğü ve müşavirlik yapan, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı görevinde bulunan eski büyükelçi Gürcan Balık'ın ifadesi ortaya çıktı.

Dışişleri Bakanlığı'ndaki FETÖ yapılanmasında üst düzey isimlerden olduğu iddiasıyla tutuklanan Balık, Bank Asya'da 17/25 Aralık sürecinden sonra hesap açtırmasını, "hasta annesinin talep etmesine" bağlarken, cemaatin okulunda ortaokulu okuduğunu söyledi ancak bu yapıyla ilişkisi olduğu iddialarını reddetti. FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanan ve dil bilmemesine, önceki kurumunda daha yüksek maaş almasına rağmen Dışişleri Bakanlığı'na tayin olduğu öne sürülen Tuncay Babalı ile işadamı Akın İpek'in otelinde kaldığını kabul eden Balık, o dönem bütün devlet görevlilerinin bu otellerde kaldığını ve ücrette herkese indirim yapıldığını anlattı.

İtirafçı olduğu iddia edilen ancak sorgusunda FETÖ ile ilgili suçlamaları reddeden Balık'ın savcılıkta verdiği ifade şöyle:

ÖRGÜTE AİT OKUL

Ortaokulu Özel Fatih Erkek Lisesi'nde okudum. Tercihlerimin hiçbirini kazanamadım. Önkayıt sistemiyle oturduğum yere 4 dakika mesafedeki bu okula başvurdum. 1984'de kayıt oldum. Bu okul şuan hakkımdaki soruşturmaya neden olan örgüte ait olan okul olarak bilinmektedir. Okuduğum dönem bu yönde hiçbir bilgim yoktu. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1991-1995 arasında okudum. Üniversitede babamın tutmuş olduğu evde yalnız kaldım.

"ANNEMİN İSTEĞİYLE HESAP AÇTIM"

Bank Asya'da rahmetli annemin ısrarı üzerine 2014'te hesap açtım. Annem o dönem kanser hastasıydı. Hastalığınmda etkisiyle annemi kıramadım. Bu nedenle adıma hesap açtım. Annemin Bank Asya'da o dönem için neden adıma hesap açtırmasını istediği konusunda bilgi sahibi değilim, anneme de sormadım. Annem o dönem çok ağır hasta olduğundan isteklerinin kıramıyordum. İş Bankası'nda biriktirdiğim parayı hatırladığım kadarıyla 15 Bin Euro ve 3-5 bin liraydı, Bank Asya'ya gönderdim. Annem vefat etikten sonra 2014'de bu parayı çektim.

"ÖRGÜT TOPLANTISINA KATILMADIM"

FETÖ/PDY içinde kullanılan abi, abla, şakirt, ışıkevi, ev abiliği, iaşe, istişare, himmet, bağış, burs, kurban, mütevelli, il imamı, bölge imamı, meclis, kainat imamı terimlerinin ne anlama geldikleri konusunda basından öğrendiğim kadarıyla bilgi sahibiyim. Bazı kelimeler Türkçe oldukları için anlamlarını bilirim. Örgütün herhangi bir toplantısına katılmadım. Dışişleri Bakanlığı'da özel müşavir olarak görevdeyken, ki o dönem örgütle hükümet arasında herhangi bir sıkıntı yokken dahi Türkçe olimpiyatlarına katılmadım.

"DIŞİŞLERİ BAKANI'NIN TEMASLARINA KATILDIM"

2008'de Temmuz'da çıkarılan kararname ile resen o zamanki Dışişleri Bakanımızın (Ali Babacan) Özel Kalem Müdürü olarak atandım. 2009'da yeni gelen bakanımızla da (Ahmet Davutoğlu) özel kalem müdürü olarak çalışmaya devam ettim. 2010'da teamül gereği benim yurtdışına görevli olarak gitmem gerektiği halde özel kalem müdür olarak çalışmaya devam ettim. 2011'de Bakan Özel Müşaviri olarak resen atandım. Özel müşavir olarak bakanın bütün yurtdışı gezilerine Dışişleri Bakanı olarak yaptığı bütün temaslara ve görüşmelere katıldım.

"CUMHURBAŞKANLIĞI BAŞDANIŞMANI OLDUM"

2012 Ağustos sonunda Bakanlar Kurulu kararnamesiyle Türkiye'nin UNESCO nezdindeki daimi temsilci büyükelçiliği görevine atanmama rağmen 2013 Ocak ayına kadar özel müşavir olarak görev yaptım. 2013'de Unesco'ya gittim. Aynı yıl Temmuz'da Cumhurbaşkanı Dışişleri Başdanışmanlığı görevine atandığım tebliğ edildi. 15 Ağustos itibarıyla fiilen bu göreve başladım.

"VİZE SORUNUNU ÇÖZDÜM"

Hamdi Akın İpek'i tanırım. Annesi Melek İpek 2011'de 600 kişilik bir grubu Umre'ye götürmek istemiş, Umre vizesi alamamışlar. Konu bakanlığa intikal etti. Bakanlıklararası görüşme yapıldı ve vize sorunu çözüldü. Melek İpek'le böyle tanıştım. Akın İpek'le de onun oğlu olduğu için tanıştım. Yardımlarımızdan dolayı teşekkür etmek istediler. Marmaris'teki Angels Oteli'nin Koza Holding'e ait olduğunu biliyorum. Bu otellerde 3-5 kez kaldığımı hatırlıyorum. Ücretini kredi kartımla ben ödedim. Geçen yıl da Tuncay Babalı ile birlikte gittik.

"DIŞİŞLERİ İMAMINI BİLMİYORUM"

Dışişleri Bakanlığı'nda yurtdışında büyükelçi, yurtdışında meslek memuru, bakanlıkta meslek memuru, meslek memurlarına abilik yapan FETÖ/PDY yöneticileri ve üyelerini bilmiyorum. Dışişleri imamı olan Kerim kod adlı kişiyi bilmiyorum.

"ERKEN BÜYÜKELÇİ OLDUM"

Verdiği 9 sayfalık ifadede hakkındaki iddiaları reddeden Balık şöyle konuştu:

"Emsallerime göre biraz erken büyükelçi oldum. Ancak bunun nedeni özel müşavir olarak atandığım için bu görevin bakanlıktaki karşılığının elçi/genel müdür yardımcısı olmasıdır. Bunu da idare takdir etmiştir. Başka kişiler için de geçmişte aynı uygulama yapılmıştır. Bu tip yükselmeler görülmüştür.

"KİM GİTSE İNDİRİM YAPAR"

(Angels Otele ilişkin olarak Emniyet görevlilerince yapılan tespitte "25/8/29012-02/09/2012, Şaban Yörüklü adına yönlendirilmiş Koza Holding 9.040.50 TL=Not misafirden ödeme talep edilmeyecek, kendisine 4 bin TL konaklama faturası kesilecek" notu ve "Tuncay Babalı ile birlikte 09/08/2015, CL Gürcan Balık 29 bin 450, 23/08/ ve 2 bin 750 kredi kartı kendileri ödemiş" şeklinde yapılan tespitle ilgili olarak) 2012 ve 2013 yılında devlet kadrosundan kim gitse bu oteller indirim yapar. Bunu herkes bilir. Ayrıca 29 bin 450 TL.lik fatura olması mümkün değil. Fatura ödemeye gittiğimde borcumun söylendiği miktarda ödeme yaptım.

"HAYATİ KÜÇÜK GÖRÜŞÜRDÜ"

İlk görev yeri olarak Tiflis'te görev yaptım. Hayati Küçük (Paralel yapının Gürcistan'daki okullarının sahibi olduğu iddia edilen kişi..) isimli birisi sürekli gelerek büyükelçi ile görüşürdü. Bu vesile tanıştım. Örgütle ilgili hiç bir konu aramızda geçmemiştir. Tiflis'ten ayrıldıktan sonra da bir daha kesinlikle kendisi ile görüşmedim. Büyükelçiliğin çalışmaları konusunda birkaç ortamda da kendisini haddini bilmesi konusunda azarlamışımdır. Bana göre ruh sağlığı yerinde olmayan biridir." (Kaynak: Milliyet)

PAYLAŞ