Cinsiyet değiştirip erkek oldu hayatı karardı!

Kadınken cinsiyet değiştirerek Burak isminini alan Gaziosmanpaşa Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunu genç, cinsiyet ve isim değişikliği sonrası diploması güncellenmediği için işsiz kaldı.

Burak T., biyolojik olarak kadın vücudunda dünyaya geldi. Üniversitede cinsiyet değişikliği sürecine girdi. Mezuniyetten birkaç ay sonra da mavi nüfus cüzdanını aldı. Ancak büyük emek vererek okuduğu okulunun diplomasında ismi, eski ismi olan 'Didem' olarak kaldı. Okul, yönetmelik gereği diplomasındaki ismi değiştirmediğinden Burak üç yıldır mesleğini yapamıyor. Hukuk mücadelesi devam ediyor.

BEDEN EĞİTİMİ BÖLÜMÜNÜ KAZANDI

Burak T.(28), Hatay'da biyolojik olarak kadın bedeninde 'Didem' ismiyle doğdu. Babası, Burak 15 yaşındayken evi terk ettikten sonra, abisi ve annesiyle zorlu bir hayat mücadelesi içine girdi. Liseyi, bir yandan çalışarak bitirdi. Hayattaki en büyük tutkusu 7 yaşından beri oynadığı hentbol sporuydu. 'Topsuz uyuyamıyordum' diye anlattığı tutkusunu liseden sonra meslek olarak yapmaya ve hentbol antrenörü olmaya karar verdi. Tokat'ta Gaziosmanpaşa Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nü kazandı.

Aynı sene annesi hastalandı. Aile bütçesi için çalıştığından okuluna bir yıl gecikmeli olarak, Başbakanlık bursu da alarak başladı. Burak, cinsiyet değiştirme sürecinin de bu dönemde başladığını anlatıyor: "'Ne kadar erken ameliyat olursam o kadar iyi' diye düşünüyordum. İki yıl Çapa Üniversitesi'nde terapi gördükten sonra hormon tedavisi başladı. O arada bir ameliyatımı olmak zorundaydım çünkü göğüslerimi sarıyordum ve atletizm dersinde bayılıyordum. Mezun olmaya yakın da 'üremeden yoksun' ameliyatımı oldum. 2013'te, yani mezun olduktan 2-3 ay sonra artık elimde mavi nüfus cüzdanım vardı ve 'Burak' ismime kavuşmuştum."

NÜFUS MAVİ, DİPLOMA PEMBE… GEREKÇESİ: YÖNETMELİK

Ancak bir sorun vardı... Pembe kimliğiyle mezun olduğundan diplomasındaki ismi de 'Didem' olarak kaldı. Burak, bu durumun yarattığı zorlukları şöyle anlatıyor: "İş için birkaç yere başvurdum ama diplomamdaki isim alenen bir kız ismi: Didem... Bir diplomaya bir de bana bakıyorlar; sakallarımla, nüfus cüzdanımla Burak. İsimlerin neden değişik olduğunu anlatmak da zorluk. Neticede 'Bu şekilde kabul edilemez' dediler ve boş pozisyonlar olmasına rağmen sırf diplomam yüzünden işe giremedim. Büyük hayal kırıklığıydı. Üniversitede okurken çalıştım, kömür taşımışlığım bile vardı ama o diplomayı kullanamamak çok zoruma gitti." Burak, bunun üzerine okuluna durumunu izah ederek diplomasındaki ismin değiştirilmesini istediğini anlatıyor: "O arada iş için her yere başvuru yapıyor ama hep aynı sorunla karşılaşıyordum. Okula diplomamdaki ismin değiştirilmesi için bir dilekçe yazdım. Bana 'Yönetmeliğe göre diplomanın yeniden düzenlenmesinin mümkün olmadığı, tek yapabileceklerinin 'Didem' isimli orijinal diplomanın arkasına şerh düşülerek mahkeme kararıyla nüfus bilgilerimin değiştiğine dair açıklama yapabileceklerini' söylediler. Bu çok daha kötü çünkü alenen 'cinsiyet değiştirmiştir' deniyor. Bunun üzerine dava açmaya karar verdim."

"MESLEĞİMİ YAPMAK HAKKIM, AİHM'YE KADAR GÖTÜRECEĞİM"

Burak, 2014'te Tokat Üniversitesi'nin, yönetmeliği gereğince diplomanın yeniden düzenlenemeyeceği kararını Tokat İdare Mahkemesi'ne taşıdı. Bir avukata vekalet vermeden kendi imkanlarıyla sürdürdüğü dava bir yıl sonunda Burak'ın aleyhine sonuçlandı. Sonrasını şöyle anlatıyor: "Savunmamda yaşadığım zorlukları anlattım. Dava esnasında başka işlerle geçimimi sürdürdüm. Malesef sonunda hakim aleyhime karar verdi. Antrenörlük hayallerim tümüyle suya düştü. Ailem de yıkıldı. Temyiz yolu açıktı, davayı hiç bırakmak istemedim. Ancak maddi sebeplerden Hatay'dan İstanbul'a taşındım. Bir kahve zincirinde çalışmaya başladım. Mesleğimin baristalık olacağını hiç düşünmemiştim ve başlarda çok zoruma gidiyordu. Sonradan sevdim ama kendi mesleğim burnumda tütüyor." Burak, bu nedenle dava kararını Danıştay'a götürdü: "Mücadeleciyim ve davanın sonuna kadar gitmesini istiyorum. 10 sene de sürse bu diplomanın üzerinde Burak yazana kadar uğraşacağım. Danıştay'dan da red gelirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götüreceğim. Gençlik Müdürlüğü'nden kıdemli antrenör belgem var, kullanamıyorum. Üç yıldır mesleğimi yapamıyorum, bu haksızlık."

"ALLAH NE ZAMAN TAKDİR ETTİYSE"

Burak T., isyanının yönetmeliğe olduğunu söylüyor: "Aynı durumda olup diplomasını alabilenler var. Örneğin İstanbul Üniversitesi'nde benzer durumda olan transseksüel arkadaşım diplomasını yeniden düzenletebildi. Ben neden düzeltemiyorum? Zaten bedenen ve ruhen yoruluyoruz. Bilerek hormon tedavilerimi mezuniyete göre ayarlayamam ki... Allah ne zaman takdir ettiyse o zaman başlar. Yönetmelikler trans bireylere uygun olarak düzenlenmeli."

Burak'ın davasını Danıştay'a Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPOD) götürdü. SPOD'dan Ezgi Şeref ve avukat Rozerin Seda Kip, bir yıldır devam eden davayı şöyle değerlendiriyor: "İdare mahkemesinin gerekçesine göre diplomalar düzenlendikleri tarihe aittirler ve değiştirilemezdir. Ancak hayat değişkendir ve düzenlemeler de esnek olmalıdır. Bir yargıç meseleyi önce uluslararası sözleşmelere göre değerlendirmeli sonra yönetmeliklere bakmalıdır. Kaldı ki üniversitelerin yönetmelikleri için tek bir standart yok."

PAYLAŞ