'Darbe başarılı olsaydı sokağa inip...'

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Darbe olsaydı irademe sahip çıkmak için, özgürlüğüme, demokrasime, Cumhuriyetimize sahip çıkmak için sokağa çıkıp ve çatışmayı göze alacaktım" dedi.

Samsun'da Tarihi Kentler Birliği (TKB) toplantısına katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Darbe olsaydı ben bu işe sabretmeyecektim. Şimdiden de ilan ediyorum, sabretmeyeceğim. İrademe sahip çıkmak için, özgürlüğüme, demokrasime, cumhuriyetimize sahip çıkmak için sokağa çıkacağım ve çatışmayı göze alıyorum. Benim gibi birçok insan göze alacaktı ve iç çatışma çıkacaktı" dedi."15 TEMMUZ'DA BUNU YAŞADIK"

Millet olmanın özelliğinin insanların birbirini sevmesinden başladığını belirten Bakan Özhaseki, "Birbirimize saygı duymamızdan başlıyor. Ortak değerlerde bütünleşmemizden başlıyor. İşte 15 Temmuz'da bunu yaşadık. İnsanlar orada müthiş bir dayanışma içerisinde oldular. Sokaklara çıktılar, tankların karşısında gövdelerini siper ettiler. Televizyonlara yansıyan görüntüleri hep beraber izledik. İnsanların tankın arkasından koşması, ateş eden helikoptere küfür ederek arkasından koşması ve gövdelerini tanklara siper etmesi müthiş bir olaydı. Bir taraftan da gazilerimizi ziyarete gittiğimizde bize anlattıkları hikayeler sonrası her bir odadan çıkarken ağlayarak çıktık.

"BİRBİRİNİZE SARILIN, KUCAKLAŞIN"

O fedakarlık, o insanların iradesine sahip çıkma arzusu, geleceğine sahip çıkma duygusu, ölümü hiçe sayma duygusu, onları hiçe sayarak silahların üzerine gitmeleri, yanında yaralanan ve hiç tanımadığı insanı kurtarabilmek için elinden geleni yapması. Bu bir millet olmamın ve beraber olmanın, birbirini sevmenin bir tezahürü olsa gerek. İrademize sahip çıkma mitingleri hepimizi çok duygulandırdı. Her gittiğim mitinglerde elimden geldiği kadar konuşuyorum. Katıldığım toplantılarda şunun altını çizmeye çalıştım. 'Şu toplantıların kıymetini bilelim. Burada AK Partililer var mı? Varız diyorlar. CHP'liler var mı? Varız diyorlar. MHP'liler var mı? Varız diyorlar. Yalvarıyoruz size birbirinize sarılın, kucaklaşın. Bundan sonra birbirinize yan bakmayın' diyorum. Bunun kıymetini bilelim ve sonuna kadar devam ettirelim. Oy vereceğimiz zaman farklı partilere veririz. Dünya görüşümüzü kendimizden başka kimse değiştiremez. Kendi aramızda ufak tefek şeyleri özellikle büyüterek, abartarak ayrılıkçı bir noktaya doğru götürmeyelim" diye konuştu.

"BUNLAR KENDİLERİNİ 40-50 YILDIR SAKLAMIŞLAR"

15 Temmuz'da müthiş bir kalkışma ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Bakan Özhaseki, "Bu insanlar 40-50 yıldır kendilerini saklamışlar. Böyle bir saklanma, takviye ve gizlenme dünya tarihinde çok azdır. Daha önce takviye dediğimizde İran tarafında ortaya çıktığı, onların mezhepsel olarak bu işe sıcak baktığı, değişik kavimlerde bir takım beyin yıkama metotlarıyla o haşhaşilerin yaptıkları suikastları biliriz ama bu denli komple yapılmış, 40-50 yıl boyunca hazırlanmış yapıyı hiçbirimiz bilmiyorduk. Bize bakan cephesinde kibar bir yüz vardı. Çevremizde vardı bu insanlardan.

"VAHŞİ BİR YAPI VARMIŞ"

Tüm dünyanın 170 ülkesinde Türk okulları açıyor. Orada Türk bayrağı var, Atatürk var ve İstiklal Marşı okutuyorlar. Siyah çocuklar geliyor burada İstiklal Marşı okuyorlar, hepimiz duygulanarak hüngür hüngür ağlamaya başlıyoruz ve hizmet ediyoruz diyorlar. Herkes çocuklarını teslim ediyor. Zenginler paralarını vermeye başlıyorlar. Okullar yaptırmaya başlıyorlar, yurtlar yaptırmaya başlıyorlar. Fakat bunun arka tarafında vahşi bir yapı ve son güne bir hazırlık varmış. İşin en acı tarafı da yüce dinimizi buna alet ederek yaptıkları bir ortam varmış. Bizim dinimizin temel esasının ben Kur'an ve sünnet olduğuna inanıyorum. Bu insanlarda dürüstlük derken hiçbir tanesi yokmuş. Kendi içlerinde İslam'ın bildiğimiz bütün kurallarını yok ettikleri gibi ikiyüzlülük, yalan, riya, hatta ve hatta kendi adamlarını getirmek için başkalarının canını yakma varmış. Bunları yaşadık" şeklinde konuştu.

FETÖ'nün Ergenekon'da birçok insanın canını yaktıklarını belirten Bakan Özhaseki şöyle devam etti:

"Ergenekon olaylarında benim şahsi kanaatim, bizim ülkemizin askeri geleneklerinde ihtilal yapmak gibi bir huy var. Genlerinde böyle bir yapı da var. Ama 8-10 kişi bunu hesap ederken, bu 10 tane kötü niyetlinin yanına 110 tane de gariban attılar. Bu 110 tane garibanın suçu neydi. ya kendi adamlarına rakipti ve kendi adamları yükselemiyordu ya da kendi yapılarına karşı muhalifti onun için attılar. Bu gariban insanları cayır cayır yaktılar. 15-20'şer senelik müebbetler verdiler.

"ŞİMDİ KONUŞMAYA HAKLARI YOK"

Bu hangi dinde, imanda var. Benim adamım yükselecek diye suçsuz bir adamı yakmak, yanındaki garibanı yakmanın hangi dinde, imanda yeri var. İmtihan soruları baştan sona çalınıyordu. Çocuklarımızın günahı neydi. İşçi insanının çocuğunun günahı ney. Şimdi konuşan subaylar, 40 sene önce gözlerini açsaydılar. Şimdi konuşmaya hakları yok. Gelip oralara hakim olurken bunlar, aralarına işçinin, memurun zeki bir çocuğu aralarına girmişse, onları yıldırıp kaçırdılar. Bunlar acayip bir şey. İnandığımız bütün değerleri altüst eden, birbirimize olan güveni sarsan bir olay."

Darbe başarılı olsaydı kendisinin de sokağa çıkıp çatışacağının altını çizen Bakan Özhaseki şunları kaydetti:

"ALLAH KORUSUN BAŞARILI OLSALARDI..."

"Şimdi bakıyorsunuz, kendi Amerika'daki şizofren yapılarına, başlarındaki o FETÖ denen adama küfür etmeye başladılar. İnsafsızlar biraz dürüst olun ya. Böyle bir yapı senelerce bizi kandırmış ve o gece böyle bir hazırlık yapmış. İnsanları vurdular, Meclis'i bombaladılar. Cumhurbaşkanından başlayarak, aşağıya doğru herkesi öldürme hesapları yaptılar. Sonra da bu ülkeyi birilerine peşkeş çekerek kucağına vereceklerdi. En acı tablo da eğer Allah korusun başarılı olsalardı, ülkenin 15 kadar vilayeti Güneydoğusu'ndan koparılacak, aşağıdaki yapıyla birlikte bir devletçik çıkaracaklar, oradaki zavallı adamlar 'kendi devletimizi kuruyoruz' diye heveslenirken, bir başka ülkenin kölesi halinde hayatlarını devam ettireceklerdi. Kullanılmış bir yapı olarak orada kalacaklardı.

"DARBE BAŞARILI OLSAYDI SOKAĞA ÇIKIP ÇATIŞACAKTIM"

Sonra Doğu'da yine başka bir devletçik hesapları vardı. Sonra boğazlara el koyma hesapları vardı. Anadolu içinde çarpışan, çatışan, iç savaşın çıktığı, insanların birbirlerini hunharca öldürdükleri bir ortam hesaplıyorlardı. Ben bu işe sabretmeyecektim. Şimdiden de ilan ediyorum, sabretmeyeceğim. İrademe sahip çıkmak için, özgürlüğüme, demokrasime, cumhuriyetimize sahip çıkmak için sokağa çıkacağım ve çatışmayı göze alıyorum. Benim gibi birçok insan göze alacaktı ve iç çatışma çıkacaktı. Bunun neticesinde de paramparça olmuş, küçülmüş, daralmış bir Anadolu coğrafyasına sıkışmış bir ortamda kalacaktık. Bunlar yüreğimizi daraltıyor. Cenabı Allah'a şükürler olsun ki başarılı olamadılar, millet olarak biz kazandık. Geleceğimize sahip çıktık, demokrasimize sahip çıktık, Cumhuriyetimize sahip çıktık, istiklalimize ve bağımsızlığımıza sahip çıktık, kazandık."

PAYLAŞ