Erdoğan yine çok sert: Konuşacağına gel gör

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'nın tutumunu bir kez daha eleştirerek "Bazı şeylerde endişe duyduklarını söylüyorlar. Bunu söyleyeceğine çık gel, parlamentoda ne olmuş gel gör." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'de Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve Baro Başkanlarına seslendi. Erdoğan konuşmasında yine Avrupa'ya sert çıkarak "Bu millet varil bombalarından kaçanlara yüreğini açacak kadar asil. Ama onlar bu asillikten nasibini almamışlar. Sorduğunuzda 'insan hakları' diyorlar. Uluslararası Af Örgütü bazı şeylerde endişe duyduklarını söylüyorlar. Bunu söyleyeceğine çık gel, parlamentoda ne olmuş, emniyet teşkilatında 53 emniyet görevlimiz nasıl şehit olmuş, gel gör Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 6 şehidimiz nasıl olmuş. Gel bunları bir gör, yerinde incele, sonra açıklamanı yap." dedi.

Erdoğan'ın açıklamlarından satırbaşları şöyle:

"Baro başkanlarımız emin olsunlar, Türkiye bir hukuk devletidir, böyle kalmaya da devam edecektir. 15 Temmuz gecesi darbeciler karşılarında milletimiz ve emniyet güçlerimizle birlikte savcılarıyla, hakimleriyle adalet teşkilatımızı da bulmuştur. Soruşturmalar, tutuklamalar tamamen hukuk kuralları içinde sürmektedir.

"O GECE BİR MİLLET AYAĞA KALKTI"

OHAL, Anayasa'da belirtilen prosedür içinde hareket edilerek uygulamaya konulmuştur. Darbe gecesi yaşananları eleştirlerin amacı yaşananları gözden kaçırmaya çalışmaktır. O gece bir millet ayağa kalkmıştır. Vücudunu kurşunlara, bombalara siper etmiştir. Öyle zannediyorum ki, dünyada da bunun benzeri pek yoktur.

"BU MİLLET ALNINDAN ÖPÜLESİ BİR MİLLET"

79 milyonun tamamı tarihi bir sınavı alnının akıyla vermiştir. Darbeciler ne kadar vicdansız, ahlaksız, şuursuz ise milletimiz o derece asil, direyetli, cesur ve kararlı tavır içinde olunmuştur. Bu millete saygı duyulur, bu millet alnından öpülesi millettir. O gece meydanlara çıkanlar, bu yolun sonunun şahadete çıkabileceğini biliyordu. Kimi evinden çıkarken, kimi yolda aileleriyle helalleşirken hiçbirinde en küçük pişmanlık emaresi yoktu. Yazılacak birçok eserler olacak. O eserlerde bunlar en canlı şekilde yerini alacaktır.

"TANKLARIN ÖNÜNE YATANLAR SEÇKİNLER DEĞİLDİ"

Bugüne kadar pek çok şehit yakınımızla, gazilerimizle görüştüm, görüşmeye devam edeceğim. Bugün geriye dönüp baktığımızda Türkiye'nün yalanla, yıpratmayla, boş sözle ülkesine ve devletine sahip çıktığını iddia eden seçkinlerin istismarcılara rastlıyoruz. Tankların önünde yatanlar seçkinler değildi, bu ülkenin ortalama vatandaşıydı.

Türk milleti o gece darbecilerin başına gökkubbeyi yıkmıştır. Düşünebiliyor musunuz bir millet gömleğini çıkarak, atletini çıkaracak, tankın egzoz borusuna tıkayarak engel olacak.

"KUSURA BAKMAYIN, SAYGI DUYULMAZ"

Türkiye dünyanın başına musallat olan ne kadar tehdit varsa, hepsine maruz kalan tek ülkedir. Suriye'de yaşanan insani krizin sonucu olan göçmen meselesi Avrupa'yı tirtir titretiyor. Bu millet 3 milyona bakıyor, bunlar 3-5 bin kişiye bakamıyor. Bu millet başka bir millet. Bu milletin asilliği, asaleti buradan geliyor. Bu millet varil bombalarından kaçanlara yüreğini açacak kadar asil. Ama onlar bu asillikten nasibini almamışlar. Sorduğunuzda 'insan hakları' diyorlar. Uluslararası Af Örgütü bazı şeylerde endişe duyduklarını söylüyorlar. Bunu söyleyeceğine çık gel, parlamentoda ne olmuş, emniyet teşkilatında 53 emniyet görevlimiz nasıl şehit olmuş, gel gör Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 6 şehidimiz nasıl olmuş. Gel bunları bir gör, yerinde incele, sonra açıklamanı yap. Sadece duyduklarınla açıklama yaparsa kusura bakma sana saygı duyulmaz.

"BİZİM HALİMİZDEN ÇOK DARBECİLERİ MERAK EDİYORLAR"

Telefonla aradıklarında da bizim halimizden ziyade darbecilerin durumlarını merak ettiklerini gördük. Bu da çok enteresan. FETÖ mensubu teröristlerin katlettiği 240 vatandaşımızın, yaraladığı 2 bin 195 kardeşimizin durumunu soran yok. Ama gözaltılar, tutuklamalar, görevden almalar niye ise pek ilgilerini çekiyor. Aslında batılı ülkelerin askerleri, diplomatları, gazetecileri zaman zaman gerçek niyetlerini ağızlarından kaçırmıyor değiller. Biz bunlara rağmen demokrasimize, özgürlüklerimize, hukuk devletimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Çünkü bu değerleri batılılar veya AB dayattığı için değil, milletimiz buna layık olduğu için savunuyor ve hayata geçiriyoruz.

BU EYLEMLER AVRUPA'DA YAPILSA...

Biz FETÖ yanında PKK, DAİŞ gibi kendi alanında çok yüksek eylem kapasitesine örgütlerle mücadele ediyoruz. Bu mücadelemizi de tamamen hukuk içinde yürütüyoruz. 1970'li yıllarda Almanya'da bu ülke idam cezasını geri getirmeyi tartışmıştır. Halböyleyken FETÖ'nün darbe girişimine, PKK'nın kanlı eylemlerine, DAİŞ'in saldırılarına maruz kalmamıza rağmen bu tartışmaya dahi kabullenemiyorlar. Bunun tartışılmasından daha tabii ne olabilir. Bu kararı verecek olan TBMM'dir. Bu kararı alır mı, almaz mı bilemem. TBMM'nin böyle bir yetkisi yok mu? PKK, DAİŞ terör eylemleri Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde yaşansa idamı da getirirler, kesintisiz OHAL'i bile ilan ederler."

Feyzioğlu Külliye'de Konuştu: Sizi Dinlediğimizde Yüreğimiz Ferahladı

PAYLAŞ