İşte Erdoğan'ın 'çok tehlikeli' dediği tartışma

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'deki 'ezan yasağı' tartışmalarıyla ilgili olarak "Ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Böyle bir tartışma bile akıl dışıdır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'deki 'ezan yasağı' tartışmalarına ilişkin "Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Parlamentoda karar alınması bir yana, böyle bir tartışma bile akıl dışıdır. Din ve inanç hürriyetini ayaklar altına alacak bu tartışmanın kimseye faydası yoktur. Önceki gün şahsımı arayan İsrail Cumhurbaşkanı'na bu hususu ifade ettim. 'İsrail parlamentosunun aklı selimle hareket edeceğine inanıyorum' dedim" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 'Parlamentolararası Kudüs Platformu Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu'nda konuştu.

"TÜM FİLİSTİNLİ MÜLTECİLERE SESLENİYORUM"

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Bu salondan Filistin'den koparılmanın acısını on yıllardır gönüllerinde kor gibi taşıyan tüm Filistinli mültecileri selamlıyorum. Kudüs aşığı bütün kardeşlerime, Filistin davasını sahiplenen tüm insanlara en derin selamlarımı iletiyorum. Milletimizin adeta ikinci istiklal harbi olan 15 Temmuz'da bizim için ellerini semaya açan, Türkiye'deki kardeşleri için Gazze'deki Haremi Şerif'te Nablus'ta ve daha bir çok yerde sokaklara meydanlara koşan tüm Filistinlilere şahsım ve milletim adına minnettarlığımı ifade diyorum. "Biz ki kahramanlarız, biz ki boyun eğmeyen kahramanlarız" mısralarıyla milletimizin hislerine tercüman olan Filistinli tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.

Temsil ettiğiniz milletlerin vicdanının sesi olarak İstanbul'dasınız. Bir barış, adalet ve huzur davasının savunucuları olarak İstanbul'a geldiniz. Ben hepinize bu kutsal davaya omuz verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Filistin halkıyla uluslararası dayanışma gününde sizleri ülkemizde misafir ediyor olmak bizim için iftihar vesilesidir.

"MÜSLÜMANLARIN ARŞI ALAYA AÇILAN KAPISI"

Kudüs Darüsselam'dır, yani barış ve esenlik yurdudur. Tüm insanlığın aynası olan Kudüs miraç hadisesiyle biz Müslümanların da arşı alaya açılan kapısıdır. Bu şehrin manasını üstat Nuri Pakdil ne güzel ifade ediyor: "Kalbimin bir yarısı Mekke, diğer yarısı Medine. Üzerinde bir tül gibi Kudüs vardır"

Kudüs'ü zaman ve mekan olarak bölme gayretlerinin arttığı, Haremi Şerife saldırıların yoğunlaştığı dönemde icra ettiğimiz bu ilk toplantı büyük manalar taşıyor. Sizler Filistin'in sorunlarını gündeme taşıdınız. Kudüs'ün yalnız olmadığını dost düşman herkese ilan ettiniz. İnşallah bu toplantının akabinde çalışmalarınızın genişleyeceğine, platformun daha da güçleneceğine inanıyorum. Filistin'e meftun bu güzide topluluğu bir araya getirmede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

"BİR ÇOCUK DÜŞÜNÜN..."

Bir çocuk düşünün. Her gün namlusu kendine çevrilmiş silahların gölgesinde okula gidiyor. Bir genç düşünün, geleceğe dair hayalleri beton duvarların soğukluğunda dikenli tellerin vahşiliğinde kayboluyor. Bir kadın düşünün, yıllarca gözü gibi baktığı el emeği çeyizleriyle içini donattığı evi bir anda buldozerlerle üzerine yıkılıyor. Bir baba düşünün, sudan sebeplerle çocukları hapse atılıyor evlatlarının geleceği çalınıyor. Ve bir millet düşünün, yüzyıllardır meskunu oldukları topraklarda kendi öz yurtlarında horlanıyor, parya muamelesi görüyor. Filistinli çocukların, gençlerin, kadınların, babaların hemen her gün yaşadıkları hayat budur.

"FİLİSTİN'DE ZULÜM VE BASKI DÜZENİ VAR"

Filistin'de her gün kendini tekrar eden bir zulüm ve baskı düzeni vardır. Maalesef bu adaletsizlik bütün dünyanın gözü önünde, sayısız BM kararlarına rağmen, yarım asırdır katmerlenerek devam ediyor. 1 milyar 700 milyonluk İslam aleminin içini yaralayan bu tablo değişmediği sürece, coğrafyamızın kalıcı huzura kavuşması mümkün değildir. Bölgede yaşanan pek çok gerilimin temelinde buradaki hak gaspının yattığı aşikardır.

Hukukun üstünlüğü yerine, üstünlerin hukukunun geçerli olduğu mevcut küresel sistemde bu kararların hiçbiri uygulanamıyor. 1948'den bu yana Filistinli kardeşlerime baskı, ayrımcılık politikaları artarak devam etti. Açıkçası ben Filistin meselesinin BM Güvenlik Konseyi için bir turnosol kağıdı görevini gördüğüne inanıyorum. Bu durum bilhassa Müslümanlar nezdinde uluslararası sisteme karşı büyük bir güven kaybı oluşturur.

"TOPRAKLARIN İADESİ İÇİN ADIM ATILMASINI BEKLİYORUZ"

Gerek İsrail yönetimi, gerek uluslararası kamuoyu gerilimi tırmandıracak politikalara yöneliyor. Filistinlilere yönelik pervasızlaşan saldırıları bunun en çarpıcı örneğidir. Bizim beklentimiz, bırakın Filistinlilere baskın yapılmasını, kendisine ait toprakların iadesi için adım atılmasıdır. Haremi Şerif'in kutsiyetine zarar veren eylemlere sessiz kalamayız.

"EZAN TARTIŞMALARINI SON DERECE TEHLİKELİ BULUYORUM"

Kudüs'te üç dinin kutsal mekanları vardır. Ama Mescidi Aksa'nın içinde yer aldığı Haremi Şerif sadece Müslümanlara aittir. Öyle kalacaktır. Bilhassa yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Parlamentoda karar alınması bir yana, böyle bir tartışma bile akıl dışıdır. Din ve inanç hürriyetini ayaklar altına alacak bu tartışmanın kimseye faydası yoktur.

Bölgemizin yeni gerilimlere değil, barışa katkı sağlayacak hamlelere ihtiyaç var. Bu konuda endişelerimizi böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne tür tehlikeli sonuçlara sebep olabileceğini, çeşitli kanallardan İsrailli yetkililere ilettik.

PAYLAŞ