Kılıçdaroğlu Başbakan Yıldırım'a sahip çıktı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'ın oğluna yönelik fotoğraflarının yayımlanmasına karşı çıktı.

CHP lideri, TRT Haber'de Anadolu Soruyor programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, siyasilerin özel hayatlarına ilişkin bir soruya da Binali Yıldırım'ın oğlu Erkan Yıldırım'ın Singapur'da görüntülenmesini örnek gösterdi.

Böyle yayınların özel hayata girdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, böyle haberlere karşı olduğunu belirterek Binali Yıldırım'ın bu konu üzerinden eleştirilemeyeceğini dile getirdi. Söz konusu fotoğrafların özel hayat olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kendisinin de bu konuda Başbakan Yıldırım'ı hiç eleştirmediğini hatırlattı.

"HÜKÜMETİN BÖYLE BİR TEKLİF GETİRMEYE NİYETİ YOK"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, idam cezası tartışmalarının sokağın gazını almak için ortaya atıldığını savunarak "Hükümetin de böyle bir teklif getirmeye zaten niyeti yoktur" dedi.

Kılıçdaroğlu, programda "İdam cezası Meclise gelirse partinizin tavrı ne olacak?" sorusuna verdiği yanıtta, idam konusunun genelde eylemlere, mitinglere gelen vatandaşların talebi olarak yansıtıldığını ancak devleti yönetenlerin sokağa teslim olmaması gerektiğini, alınan bir kararın Türkiye'ye diğer ülkelerin bakış açısını nasıl etkileyeceğinin hesaplanması gerektiğini ifade etti.

"NİYE KALDIRDIK İDAMI"

Türkiye'nin idam cezasını uzun yıllardır kaldırmış bir ülke olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:"Niye kaldırdık idamı? Eğer idamla ilgili bir karar verilir, yanlış olduğu ortaya çıkarsa, bunu düzeltme şansı kocaman bir sıfırdır, kimse düzeltemez. Son 3 yıldan örnek vereceğim. İdam olsaydı Balyoz, Ergenekon davasında bir sürü komutan, asker, gazeteci, profesör hepsi idam edilmişti. Şimdi bu davaların tamamının kumpas olduğu çıktı ortaya. Bu insanları geri getirecek miydik, hayır."

"SOKAĞIN GAZINI ALMAK İÇİN İFADE EDİLDİ"

Kılıçdaroğlu, idam kararı parlamentodan çıksa dahi geriye yürümeyeceğini belirterek, "Yani bu olaylara idamı uygulayamazsınız. Çünkü fiilin işlendiği tarihte hangi ceza kanunu varsa o ceza uygulanır. Biz uluslararası anlaşmalara imza atmış bir ülkeyiz. İç hukuk uluslararası anlaşmalara aykırıysa iç hukuk değil uluslararası anlaşmalar uygulanır. Anayasada böyle bir hükmümüz var. Dolayısıyla bu biraz sokağın gazını almak için ifade edilen bir deyimdir, hükümetin de böyle bir teklif getirmeye zaten niyeti yoktur" diye konuştu.

MİTİNG SONRASI SELAMLAMAYA NEDEN KATILMADI?

Kılıçdaroğlu, Yenikapı'daki mitingin sonunda selamlama faslında olmamasının nedenine ilişkin soruyla ilgili de miting öncesi kendi özel kalemi ile cumhurbaşkanlığının özel kalemi arasında haberleşme olduğunu, programın aktarıldığını, hatta kendisinin "kravat takılıyor mu, takılmıyor mu?" diye sorduğunu ifade etti.

Kendilerine verilen programa uyduklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Konuşmalar bittikten sonra biz ayrıldık. Biz de konuşmayı 21.40 uçağına yetişebilir miyiz diye ayarlamışız. Biz ayrıldık. Bahçeli ile Allahaısmarladık dedik. Bize önceden, daha sonra konuşmalar bittikten sonra lider sahneye alınacak diye hatırlatılsaydı, söylenseydi biz giderdik, niye gitmeyelim. Oraya çıkıp bir konuşma yaptığımıza göre bir sebebi yok ki. Olay tamamen bundan kaynaklanıyor." diye konuştu.

RUSYA İLE İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİRusya ile ilişkilerin geliştirilmesi çalışmalarını desteklediklerini, sadece Rusya değil Irak, Mısır, İsrail, Libya, Suriye gibi bölge ülkeleriyle de ilişkilerin düzelmesini istediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu barışmaları sağlarsa hükümete her türlü desteği vereceklerini bildirdi.Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:"Türkiye, Batı ittifakından kopar mı? Sanmıyorum. Bu tür söylemler zaman zaman gazete köşe yazılarına yansıyor. Ama ben Türkiye'nin batı ittifakından yani OECD'den, NATO'dan, AB'den, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi'nden kopacağını sanmıyorum. Türkiye uygar dünyanın çok önemli bir parçasıdır. Türkiye, uygar dünyanın özellikle Ortadoğu bağlamında istikrarını sağlayan bir ülkedir. Türkiye'deki bir istikrarsızlık sadece Türkiye'ye değil ABD, Rusya ve AB'ye de büyük zarar verir."BATININ KAYGILARIDarbe girişimi sonrası Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Sosyalist Enternasyonal Başkanı Yorgo Papandreu ve Avrupa Konseyi Başkanı Thorbjorn Jagland ile görüştüğünü, toplumun tüm kesimlerinin darbe karşısında tek vücut olduğunu, bu kadar büyük bir konsensusun cumhuriyet tarihinde ilk olduğunu ifade ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, görüştüğü yetkililerin ilettiği bazı kaygıları kendilerinin de taşıdığını belirtti.Darbeyle mücadelenin hukuk içinde olması, insan hakkı ihlallerine karşı dikkatli olunması gerektiğini, masum insanların de içeri alınmasının kabul edilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bir kişi galiba şeker hastasıydı, öldü hapisteyken. Şimdi hasta birisi gözaltına alınabilir mi, alınır. Ama gözaltına alınan kişi gözaltına alındığı tarihten itibaren devletin güvencesi altındadır. Hastaysa insülini vereceksiniz. Nitekim adam öldü. Bu kabul edilemez. Doğru değildir. Bu devletin saygınlığına gölge düşürür.Gazetecileri hapse atmak da doğru değil. Gazeteci teröre bulaşırsa, yakalarsınız cezasını verirsiniz. Ama teröre bulaşmamışsa, köşe yazısı yazmış, bu yazılarda suç unsuru var mı, yok. Nedir, 'Biz bunu hapse atacağız', bu doğru değil. Batı, bizim uygulamalarımıza hukukun üstünlüğü ve insan hakları bağlamında bakıyor. Hukukun üstünlüğü ve insan hakları artık bir ülkenin sorunu değil tüm dünyanın ortak sorunu."CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, darbeyi destekleyen henüz bilinmeyen unsurların da olabileceğini ancak tablonun mahkemeler sürecinde net şekilde ortaya çıkabileceğini, bu nedenle yargılama sürecinin televizyonlardan canlı olarak verilmesi gerektiğini kaydetti.TERÖRLE MÜCADELETerörle mücadelede siyasi partilerin tavrının açık net olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "TBMM'de, 'terörle mücadele edeceğiz bize bu kanun lazım, buna ihtiyacımız var' dediler, biz bunların hepsini verdik. Anayasa değişikliği istediler onu da verdik. Anayasa'ya aykırı düzenleme olmasına rağmen 'milletvekili dokunulmazlığını kaldıracağız' dediler, ona da evet dedik. Terörü engellemek için CHP'den ne istiyorlarsa veriyoruz. Ama biz terör neden engellenemiyor diye sorma hakkımız var." dedi."SURİYE'NİN ONARILMASINDA ANA PARAYI AVRUPA SAĞLAMALI"Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacıları eleştirdiği yönündeki soru üzerine mültecileri hiçbir zaman eleştirmediğini tam tersine kucak açtıklarını, Suriye'de iç savaşın bir an önce bitirilmesinin, sonra da bu ülkenin onarılması gerektiğini söylediklerini anlattı.Suriye'nin onarılması konusundaki ana parayı Avrupa'nın sağlaması, evlerin, okulların, hastanelerin, caddelerin sıfırdan yeniden yapılması sonra da Türkiye'deki sığınmacıların kendi ülkelerine gönderilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:"Bunu ilk Avrupa'da söyledim. Bana "mülteciler Avrupa'ya geliyor" dediler. Bizde 3 milyon Suriyeli var. 3 milyona sesiniz çıkmıyordu, ne zaman AB'ye gelmeye başladılar, bağırmaya başladınız. Niye daha önce Suriye'de iç savaşı bitirelim demediniz. Hatta bu yetmez, Suriye'nin onarımı için elinizi cebinize atmanız lazım. Onlar kabul ettiler bunu. Ben Suriyelilere niye kızayım. Onlar da bizim vatandaşımız, akrabalarımız. Nasıl kuzeyde yaşayan Kürtler bizim akrabalarımızsa onlar da bizim akrabalarımız. Bütün sorun, Suriye'de savaşın bitmesi ve oranın onarılması. Türkiye'nin de buna destek vermesi lazım. Zaten orası onarılınca mülteciler de kendi ülkesine gider. Babası orada, mezarı orada, çocukluğu orada."

PAYLAŞ