Tıkanıklığı Erdoğan ile Çipras açacak

KKTC Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Çipras arasında Aralık'ta yapılacak görüşmenin çıkmaza giren müzakerelere katkı verebileceğini söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre'de sürecin tıkanmasının nedeninin, Kıbrıs Rum tarafının toprak konusunu kendi lehine bitirme ve Kıbrıs Türk tarafının müzakere gücünü sıfırlama gayreti olduğunu söyledi.

RUM TARAFI TAVIR DEĞİŞİKLİĞİ SERGİLEDİ

Rum Lider Nikos Anastasiadis ile beşli toplantıya katılmak için New York'a giden KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı sürecin üzerinde varılan mutabakatla ilgili Rum tarafının tavır değişikliği sergilediğini anımsattı.

BEŞLİ KONFERANS İLK KEZ GÜNDEME GELDİ

İsviçre'de Kıbrıs sorununun çözümü yönünde yaratılan ilginin Yunanistan ve Türkiye'yi de görüşmeye ittiğini kaydeden Akıncı, Mont Pelerin'de ayrıca beşli konferansın tarihinin de ilk kez gündeme geldiğini söyledi.

"OLUMLU SONUÇ ÇIKMAMASININ NEDENİ"

İsviçre'de kriterlerde anlaşmaya varılamaması ve güvenlik/garantiler konusunun ele alınacağı görüşmenin tarihinin belirlenememesinin nedeni hakkında da konuşan Akıncı, "Ne yazık ki muhataplarımız beşli toplantıda, aynı zaman dili içerisinde, aynı mekanda ancak farklı masalarda yapılacak müzakerelerde son şekli verilecek konulardan biri olan toprağı daha işin başında kendi lehinde sonuçlandırma ve Kıbrıs Türk tarafının müzakere gücünü sıfırlama gayretini ortaya koydular. Beşli konferansta ele alınacak bir başlangıç haritası yerine ısrarlı oldukları dönecek kişi rakamlarıyla neredeyse toprak düzenlemesini tamamen kendi arzuları çerçevesinde bitirebileceklerini planladılar" dedi.

"BÖYLE BİR MÜZAKERE SÜRECİ OLMAZ"

Kıbrıs Rum tarafının 2004'de referanduma sunulan Annan Planı'ndan tercih ettiği unsurları "Cımbızla aldığını" belirten Akıncı, planda bulunan güvenlik/garantiler ve dönüşümlü başkanlık unsurlarının alınmasına ise yanaşmadığını kaydetti. Akıncı, "Rum tarafı daha dönüşümlü başkanlık ve yönetimde kararlara etkin katılım gibi Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini tam olarak kabul etmeden, garantiler dahil tüm konular arasında birbiri ile bağlantılı olarak son bir müzakere yapılacağı gerçeğini göz ardı ederek, toprak ayarlaması konusunda görmek istediği sonucu daha ilk toplantıda bir son öneri olarak ortaya atmış ve bu yanlışta ısrar ederek bu tıkanıklığı yaratmıştır" dedi.

"YOL ALMAMIZ MÜMKÜN"

Uluslararası toplumun Kıbrıs Rum tarafını makul çizgiye gelmeye teşvik etmesini beklediklerini kaydeden Akıncı, "Rum tarafı gerekli zihniyet değişikliğini gerçekleştirip, neyin mümkün neyin imkansız olduğu değerlendirmesinde yine hata yapmazsa, çözüme doğru hızla yol alabilmemiz mümkündür. İyi niyetli çabalarımızı ve hedefimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ancak Rum tarafının tavrının çok önemli olduğunun altını çizmek isterim" dedi.

KRİTERLER

Geri dönecek göçmenler konusunda bir soru üzerine Akıncı, yıllardan beri telaffuz edilen rakamın 100 bin Kıbrıslı Rum'un iade edilecek topraklara yerleştirilmesi, 60 bin Kıbrıslı Rum'un da Kuzey'e dönmesi olduğunu ancak bunların 60 bininin bugün hayatta olmadığını, dolayısıyla gerçek rakamın 111 bin küsur olduğunu ifade etti. Kuzey'de yeni yaşam kuran pek çok aile de bulunduğunun dikkate alınması gerektiğini belirten Akıncı, "Elbette bir toprak düzenlemesi olacak. Bunun makul sınırlarını bulmamız lazım. Hayatta olanlar gelmek isteyenler gelebilmeli, bir yolunu bulmamız lazım" dedi.

Hayatını yitirenler ve Güney'deki yaşamlarını bozup verilecek topraklara yerleşmek istemeyenlerin de olacağını kaydeden Akıncı, gerek olmadığı halde insanların yaşamlarının bozulmaması gerektiğini belirterek, "Siz hayatın gerçeklerini dikkate almadan çok yukarıda bir sayı üzerinde ısrar ederek, pazarlığın ilk günü pazarlığın en son noktasıymış gibi diretirseniz, o zaman bir uzlaşı olanağı bırakmazsınız" şeklinde konuştu.ERDOĞAN- ÇİPRAS GÖRÜŞMESİ ARALIK ORTASINDA

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras arasında Aralık ayının ilk yarısında bir görüşme beklendiğini de kaydeden Akıncı, başlangıç adımlarının makulü arama yönünde gelişmesi durumunda müzakere sürecine bir katkı sağlanabileceğini ifade etti.

PAYLAŞ