Tüba'nın 'Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu' Başladı

Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığı protokol çerçevesinde, temel bilimler öğretmenlerine yönelik "Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu", 7 ilden 130 öğretmenin katılımıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde (MSKÜ) başladı.

Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığı protokol çerçevesinde, temel bilimler öğretmenlerine yönelik "Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu", 7 ilden 130 öğretmenin katılımıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde (MSKÜ) başladı.

Programın açılışında konuşan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, dünyada bilim akademilerinin özellikle bilim, eğitim, bilime kaynaklık eden diğer süreçlerin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için stratejik ve politik düzeyde kamuoyuna danışmanlık yaptığını söyledi.

Temel stratejilerinin, ülkenin bilimsel ve topyekun kalkınmasına katkıda bulunmak olduğunu vurgulayan Acar, bu strateji ve hedef doğrultusunda baştan beri farklılıkları zenginlik olarak kabul ettiklerini anlattı.

Türkiye'nin milli ve ulusal akademisi olarak Türk devletine bağlılık ve sadakat unsurunun her zaman altını çizdiklerini belirten Acar, "Bugün Türk milli eğitim sistemi günümüz ihtiyaçlarını karşılama noktasında ciddi bir yetersizlik içerisinde. Son yıllarda Türkiye, özellikle araştırma geliştirmeye ayırdığı fonlar bakımından çok ciddi atılımlar yaptı. Derslik, öğretmen, öğretim elemanı, üniversite ve yayın sayıları, atıf sayıları ciddi oranda arttı. Patent başvurularımız da arttı ama eğitimin etkinliği ve kalitesi meselesi hala ciddi bir sorun olarak gündemde duruyor." dedi.

"Millet kalkışmaya izin vermedi"

Acar, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafya nedeniyle sorunlarla karşı karşıya olduğuna değinerek, şunları kaydetti:

"15 Temmuz'da Türk devleti ve milleti hain bir kalkışmayla yüz yüze kaldı. Çok şükür şimdilik bunu savuşturduk. Ancak bir kısım müttefiklerimiz Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyaya karşı yeni bir savaş taktiğini devreye sokmuş görünüyor. Yine hepimiz ibretle ve içimiz parçalanarak izliyoruz ki artık terörün dinlisi, dinsizi, bölücüsü, yıkıcısı, komünisti, komünist olmayanı çok fazla farketmiyor. Bu noktada her Türk vatandaşının, özellikle de geleceğimizin teminatı gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin çok ciddi bir sorumluluğu olduğunu hatırlatmak isterim."

Türkiye'de farklılıklardan çok ortak paydaların ön planda tutulması gerektiğine işaret eden Acar, bu birlikteliği güçlendirici şekilde davranmak gerektiren bir süreçten geçildiğinin altını çizdi. Özellikle sorgulamaya dayalı eğitimin ne kadar önemli olduğunun son yaşanan olaylarla daha iyi anlaşıldığını belirten Acar, "Eğer aklınızı tatile gönderirseniz, aklınızı ve iradenizi bir şahsın ya da birilerinin emrine verirseniz, eğitiminiz, diplomanız, unvanınız, makamınız ne olursa olsun bir robottan öte noktaya geçemezsiniz. Biz bunu gördük." diye konuştu.

"Kurslar gezi amaçlı değerlendirilmemeli"

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Öğretmen Yeterlilikleri ve Kalite Geliştirme Daire Başkanı Mahmut Ağırman ise öğretmenlerin düzenlenen kurs faaliyetlerini gezi amaçlı değerlendirmemeleri gerektiğini söyledi. Eğitime alınan öğretmenlerin 923 bin kişi arasından seçildiğini ve bakanlık tarafından görevlendirildiğini vurgulayan Ağırman, "Bu kurslardan alacağınız bilgi ve birikimleri bulunduğunuz okullardaki öğretmenlere anlatmanız gerekmekte. Bu kurslara ciddiyet ve önem verilmesi gerekmektedir." dedi.

Milli Eğitim Bakanlığının gelişen ve değişen dünya nezdinde çok özel faaliyetler gerçekleştirdiğini dile getiren Ağırman, bu kapsamda üniversitelerle önemli çalışmalar yaptıklarını, bu çalışmalardan en önemlisinin ise öğretmen yeterlilikleri noktasında olduğuna değindi.

"Dünyada fen ve matematik bilimlerine öğrenci ilgisizliği çoğaldı"

TÜBA Bilim Eğitimi Programı Yürütücüsü ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Mustafa Safran da 2007 yılından itibaren dünyada fen ve matematik bilimlerine öğrenci ilgisizliğinin çoğaldığını, bu tüm dünyada görülünce, özellikle Avrupa akademilerinin alanda çalışma başlattığını söyledi.

50'ye akademinin bilim adamlarından bir çalışma grubu oluşturduğuna işaret eden Safran, şöyle konuştu:

"Bu çalışma grubu yaklaşık 2 yıl öğrenciler, öğretmenler, üniversitelerle çalışma yürüttü. Daha sonra bir rapor yayınladı. Maalesef Türkiye'de bu rapor çok geç farkedildi. Burada çıkan en önemli sonuç ise öğrenciler, kendilerini ilgilendirmeyen, hayatla bağlantı kuramadıkları hiçbir bilgiyi öğrenmek için gayret ve çaba sarfetmiyor. Yani öğrenci öğrenmek istediğini öğreniyor. Öğrenmek istediği şeyler hayatta kendisine yarayacak olan bilgi. Bizim de özellikle bu eğitim programlarında yapmak istediğimiz şey, arkadaşlarımıza bu teknikleri uygulamalı olarak öğretmek. Teorik yöntem hiçbir zaman öğrenmede ve öğretmede tek başına yeterli değil. Bu anlamda uygulama ağırlıklı bir yönteme doğru gitmemiz gerekiyor."

Açılış konuşmalarının ardından katkıları için TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar'a plaket verdi. Kurs, 9 Eylül Cuma gününe kadar devam edecek.

PAYLAŞ