Ulaştırma Bakanı: Ankara-İstanbul trenle 1.5 saat olacak

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, "Hızlı trenin omurgası kuruluyor. 10 yıllık bir periyottan bahsediyoruz, o zaman çalışmalara başlayacağız. 1.5 saatte İstanbul'a gidilmesi mümkün olacak" dedi.

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan hızlı tren hatlarının omurgasının oluşturulduğunu ancak bir kaç yıl içinde diğer hatlar tamamlandığında Eskişehir-İstanbul hattının yükü kaldıramayacağını belirterek "Doyum noktasına yaklaştığımızda, yaklaşık 10 yıllık bir periyottan bahsediyoruz, o zaman çalışmalara başlayacağız. 1.5 saatte İstanbul'a gidilmesi mümkün olacak" dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan bayram öncesi Hürriyet'in konuğu oldu ve merak edilen soruları yanıtladı. 3. Köprü nedeniyle Mahmutbey'de yaşanan sorunların zamanla aşılacağını ve insanların farklı çıkış yollarını kullanabileceğini belirten Arslan, "İnsanlar trafik hareketini gördükçe, sıkışık olan yerleri gördükçe çıkış alternatiflerini kullanacak. Kendi içinde dengeleme olacak" dedi.

Arslan, aralık ayında açılacak olan Avrasya Tüneli ile de trafiğin büyük ölçüde rahatlayacağını belirtti.

Telekomünikasyon sektöründe son dönemde yaşanan görev değişikliklerinin normal olduğunu ifade eden Arslan, fiber için sektörde ortak altyapı oluşturulmasını da desteklediklerini belirtti.

Arslan, eski bayramlardan aklında kalanı ise "Çerez ve şeker karışımları için kapı kapı dolaşırdık. O zaman her şey bu kadar hızlı tüketilmiyordu ve bizim için kıymetliydi" yorumunu yaptı.

Arslan'ın açıklamaları şöyle:

10 YIL SONRA TAMAMLANACAK

"Ankara-İstanbul arasında 350 kilometre hızla çalışacak sürat demiryolu için bir zamanlamamız var. Sivas-Kars, Antalya-Afyon-Eskişehir, Konya-Karaman, Adana-Mersin bittiğinde, Eskişehir-İstanbul hattı bu yükü kaldıramayacak. Ama şimdi değil. Doyum noktasına yaklaştığımızda, yaklaşık 10 senelik bir periyottan bahsediyoruz, o zaman çalışmalara başlayacağız. 1.5 saatte İstanbul'a gidilmesi mümkün olacak."

OSMANGAZİ 20 BİNİ GEÇTİ

"Osmangazi Köprüsü ile ilgili tartışmalar yapılıyor. Burada sadece köprü kısmı düşünüldüğünde, işletmeciye verilen garantilerle köprü arasında ters ilişki varmış gibi görülüyor. Oysa 384 kilometrelik otoyolu satan köprü. Ticari olarak düşünün 8 milyar dolar yatırım yapıyorsunuz, en fizibıl kısmı köprü. Otoyolun köprü ile bağlanması nedeni o. İnsanlar vapurla, körfezden arabayla dolaşmayla kıyaslıyor. Orada 50 liralık yakıt yakıyorum diyor ve 90 liradan çekiniyor. Ancak körfezi dolaşırken ki eziyet, dur kalklar, trafik riski 40 liraya kesinlikle değer. Köprüyü kullandıkça, bu fikir oturuyor. Zaten bizim başlangıç öngörümüz 15 bin araçtı, şu anda 20 bini geçti. İnsanlarımız, köprünün rahatlığını bayramda gördü."

SIKIŞMA İKİ ŞERİTTEN

"Kuzey Marmara otoyolunun Odayeri'nden Kınalı'ya kadar olan kısmının inşaatı devam ediyor. Bittiğinde o yol Mahmutbey'e dönmeyecek, direk Odayeri'nden Kınalı'ya ve TEM'e bağlanacak. O bölümün inşaatı devam ettiği için, mecburen Mahmutbey'e dönülüyor. Bilindiği üzere İstanbul'da bir de arazi sorunu var. Dolayısıyla Avrupa Yakası'na gidişi iki şeritten verebildik, İki şeritten kaynaklı bir sıkışma var."

ÇIKIŞ ALTERNATİFLERİ VAR

"Bağlantı yolları 2017 sonunda biteceği için, 2017'ye kadar ne haliniz varsa görün demiyoruz elbette. İnsanlar trafik hareketlerini gördükçe, alternatifleri kullanacak. Birçok çıkış var. Mesela Edirne yönünden Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne girecek olan araçlar, Mahmutbey gişelerini kullanabileceği gibi, köprüden önce son kavşak olan Hasdal kavşağını da kullanabilirler. Böyle böyle kendi dengesini oluşturacak. Bu yolun bir de Anadolu yakası var. Orada da Sancaktepe çıkışında bir sıkışma oluyor. Bunun nedeni kamulaştırma için, bir vatandaş yargıya gitti. Alacağı para değişmedi, ama 4 aylık bir gecikme oldu. Orada çalışıyoruz. Kurtköy çıkışında da, hafif bir sıkışma var. Ama Çamlık ve Riva'dan çıkış fark edildikçe rahatlama oluyor. Eğer Yavuz Sultan Selim'i şimdi açmayıp bağlantı yollarını da bekleseydik, FSM Köprüsü ağır vasıta nedeniyle trafiği kaldıramaz hale gelmişti. Ayrıca köprü kısıtlaması nedeniyle şehirde ağır vasıtalar ayrı bir trafiğe neden oluyordu."

130 BİN ARACI TRAFİKTEN ALACAK

"YSS Köprüsü sonrası, diğer köprülerde bir rahatlama oldu. Ancak toplu taşımayı kullananların bir kısmı da, bu kez araçla çıkmaya başladı. İstanbul trafiği için bir diğer önemli gelişme, Avrasya Tüneli. 20 Aralık'ta açılıyor. Bu tünelden, 120-130 bin araç bekliyoruz. Orası 130 bin aracı aldığında, köprülerde de bağlantı yollarında da ciddi bir rahatlama olacak. Tarihi yarımadadan çıkan biri, Haliç'i geçiyor, Beşiktaş, Taksim ve Kasımpaşa'da yoğunluk oluşturup birinci köprüye giriyor. Veya Okmeydanı - Kağıthane'de ikinci bir yoğunluk oluşturup ikinci köprüye giriyor. Oysa artık direk tünele girecek."

PARALI GİRİŞ İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR

"Baştan söyleyeyim, tek plaka-çift plaka veya şehir merkezine paralı giriş konuları, büyükşehir belediyelerinin alacağı kararlar. Ama bazı günler tek, bazı günler çift plakaların trafiğe çıkması durumunda, hem ticarette bir aksama olacağını, hem de parası olanın ikinci bir araç alarak, her gün trafiğe gireceğini düşünüyorum. Trafik zonları (şehir merkezine paralı giriş) için insanımızın biraz alışması lazım. Yakın zamanda da böyle bir karar gözükmüyor."

HACKERLAR ARASI REKABET VAR

Bakan Arslan siber saldırıların, 15 Temmuz'dan sonra 2.5 kat arttığını hatırlatarak şöyle konuştu: "Bu saldırıların hepsi engellendi. Kişisel keyfine saldıran hackerlar olduğu gibi, ciddi bir rekabet de dönüyor. 15 Temmuz sonrası FETÖ'nün yandaşları kadar dumanlı havayı gözleyenler de saldırıyor. Sadece Türkiye'de değil dünya çapında tecrübe edinmiş arkadaşlarla çalışıyoruz. Şu anda siber saldırı konusunda zayıf halka yok. Dinlenmeler konusunda, toplumda güven yavaş yavaş oluştu. 17-25 öncesi kim kimi dinlemiş belli değil, belki de herkes herkesi dinledi. Ama artık daha sağlıklı yürüyor. Telekomünikasyon, gelişen bir sektör. İnsanlar tecrübesini katıyor ancak bir süre sonra kurumsal körlük de oluşabiliyor. Zaman zaman böyle değişimler oluyor. Vodafone ve Türk Telekom'daki görev değişimlerinin aynı döneme gelmesi ve 15 Temmuz sonrası olması nedeniyle, bu kez dikkat çekti."

HERKES HERKESİ İHBAR EDİYOR

Bakan Arslan, bakanlıkta 830 personelin ve 66 taşeron elemanın ilişiğini kestiklerini belirterek "Bank Asya para hareketleri, bylock programı, bazı sendikalara ve derneklere üyelik, okullar, ayrıca sosyal medya profillerine dikkat ediliyor. Bank Asya'da, örgütün 'para yatırın' çağrısından sonraki hareketler özellikle önemli. Herkes herkesi ihbar ediyor. Önemli olan doğru incelemeniz. Gerçekten kendini çok iyi kamufle edenler var. Etraf çok düzgün biliyor. O yüzden 'yanlış işlem yapıldı' deniyor, ama bu hareketleri görüyorsunuz. Kişi vebali çok yüksek. Ancak şu anda aldığımız görevin bir sorumluluğu var, onu da unutmamak lazım" dedi.

HIZLI TRENİN OMURGASI KURULUYOR

Hızlı trenin ana omurgasının, Kapıkule'den Kars'a kadar uzandığını kaydeden Arslan "Çorum-Samsun hattı, Erzincan üzerinden Trabzon, Ankara-Afyon-İzmir, Afyon-Antalya, Konya-Karaman-Mersin, Adana-Gaziantep projelerimiz var. Genelini 2023 kapsamında düşünüyoruz. Ayrıca Erzincan-Trabzon'u, Elazığ, Diyarbakır ve Mardin'e indirecek bir projemiz de var. Bursa-Bilecik hattı çalışması da devam ediyor. Ankara-İstanbul'u Osmaneli üzerinden Bursa'ya ve Gemlik Limanı'na, Bandırma'dan İzmir'e giden demir yoluna bağlamak istiyoruz. Orta vadede Kayseri-Kırşehir'i Karaman'a bağlamak ve oradan da Antalya'ya geçiş sağlamak istiyoruz" dedi.

FİBERDE ORTAK ALTYAPI

Bakanlık olarak, fiberde ortak altyapıyı sonuna kadar desteklediklerini söyleyen Arslan "Şu anda 15-16 milyar dolar, her bir şirket ayrı ayrı yatırım yaparsa, gereken maliyet. Ortak altyapıda rakam üçte birine düşecek. Türk Telekom, biraz daha avantajlı olduğu için buna yanaşmıyor. Uzun vadede onlar da yanaşacak ve faydalı olduğunu göreceklerdir diye düşünüyorum. Rekabet ortamı var, fikrimizi söylüyoruz ama kimseyi mecbur kılmıyoruz" diye konuştu.

ÜNİVERSİTEYİ KAZANDIĞIMI KOYUN GÜDERKEN ÖĞRENDİM

Bakan Ahmet Arslan çocukluğundaki bayramlardan en unutamadığı anılarını da bizimle paylaştı. Arslan şöyle anlattı: "Çocukluğumuzdaki bayramlarda bizim oralarda kuru yemiş ve şeker karıştırılır. Kapı kapı gezerdiniz bu kuru yemişi almak için. Günümüzde çocuklar her şeye çok rahat eriştiği için kıymeti yok. Ama o zaman bayramdan bayrama kuru yemişi bulduğumuz için hiç öyle demiyorduk. Çok kıymetliydi bizim için. Bizim oralarda, 5 yaşında zaten hayata atılmaya başlarsınız. Dut ağaçlarında dutları sığırcıklar yer. 5 yaşındaki göreviniz dutları korumak için, teneke çalmak olur. 7-8 yaşında kuzuları yan bahçeye girmesin diye beklemeye başlarsınız. Biraz daha büyüdüğünüzde kuzuları otlatmaya götürürsünüz. Biraz daha büyüdüğünüz de, terfi eder kuzu yerine koyuna gidersiniz. Ben üniversiteyi kazandığımı yaylada koyun güderken öğrendim. Mektup geldi. Orada terfi ettiğimi öğrendim."

PAYLAŞ