Küçücük bedeniyle mücadele verdi, hayata tutunmayı başardı

Erken doğum nedeniyle 800 gram olarak dünyaya gelen ve tedavi sürecinde 560 grama kadar düşen Gülizar bebek, zorlu tedavi sürecinin ardından hayata tutunmayı başardı.

Doğduktan sonra 800 gramdan 560 grama kadar düşen, 2 ay solunum cihazına bağlı kalan, gözünde körlüğe neden olabilecek rahatsızlığı bulunan Gülizar bebek, zorlu tedavi sürecinin ardından yaşama tutunmayı başardı.

HAMİLEYKEN APANDİSİT AMELİYATI OLDU

Kevser Akbaş, henüz 6 aylık hamileyken karnındaki ağrılar nedeniyle gittiği hastanede apandisit ameliyatı oldu. Ameliyattan 10 gün sonra doğum sancıları başlayan Akbaş, eşinin vatani görevini yapmak için birliğine gittiği gün Medova Hastanesinde ismini Gülizar verdikleri kızlarını dünyaya getirdi.

Küçücük bedeniyle mücadele verdi, hayata tutunmayı başardı
DOĞDUKTAN SONRA SOLUNUM CİHAZINA BAĞLANDI

Erken doğum nedeniyle 800 gram dünyaya gelen bebek, akciğerleri gelişmediğinden solunum cihazına bağlandı. Kuvözde tutulan ve bir haftada kilosu 560 grama kadar düşen Gülizar, akciğerindeki kanama nedeniyle ciddi hayati tehlike atlattı.

İKİ AY BOYUNCA SOLUNUM DESTEĞİ ALDI

Zaman zaman kalp atışları yavaşlayan bebek, iki ay boyunca solunum desteği aldı. Her seferinde ümitlerin yitirildiği anda yeniden hayata göz kırpmaya devam eden Gülizar, gözünde ileride körlüğe neden olabilecek rahatsızlığından tedaviyle kurtuldu.

Gülizar bebek, tüm sağlık sorunlarına rağmen hayatta kalmayı başardı. Solunum cihazından kurtulan, 2 kilo 530 grama ulaşan 3,5 aylık bebek, taburcu edildi.

EŞİ ASKERE GİTTİĞİ GÜN DOĞUM YAPTI

Hastanenin yenidoğan sorumlusu Prof. Dr. Rahmi Örs, ilk gebeliği olan annenin, eşi askere gittiği gün bebeğini dünyaya getirdiğini söyledi. Doğumdan hemen sonra ciddi solunum sıkıntısı yaşayan bebeğin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavisine başlandığını aktaran Örs, akciğerlerindeki gelişim problemi ve kanama nedeniyle çok zor günler geçirdiğini ifade etti.

"YOĞUN BAKIMDA OLMASAYDI ÇOKTAN KAYBEDİLİRDİ"

Örs, akciğer kanamasının çok ciddi boyutta olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Sağlığı zaman zaman kötüye giden bebeğin, yerinde yapılan müdahalelerle hayatta kalması sağlandı. Bebek yoğun bakım ortamında olmasaydı, çoktan kaybedilebilirdi. Damar yoluyla beslendi. Başarıyla lazer tedavisi yapıldı. Çocuktaki her ciddi durumu aileyle paylaşıyorduk. Aileye çocuğun durumunu anlattığımızda o kadar inanmışlar ki bebeklerinin yaşayacağına, 'Merak etmeyin hocam, Gülizar yaşayacak' diyorlardı. Onların pozitif bakış açısı bizleri de etkiledi. Bizim için önemli olan bebeğin sağlıklı şekilde taburcu olmasıydı. Çok şükür onu da başardık."

Küçücük bedeniyle mücadele verdi, hayata tutunmayı başardı

PAYLAŞ