Merkez'den hükümete 'açık mektup'!

Merkez Bankası, hükümete gönderdiği mektupta, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm araçların kullanılmaya devam edileceğini bildirdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), hükümete gönderdiği mektupta, "Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir." ifadesi kullanıldı.

Merkez Bankası, yüzde 5 olarak hedeflenen 2016 enflasyonunun yüzde 8,53 çıkması nedeniyle hükümete "açık mektup" gönderdi.

Hükümet adına Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'e gönderilen mektupta 9 Aralık 2015 tarihinde yayımlanan "2016 Yılında Para ve Kur Politikası" başlıklı temel politika metninde belirtildiği gibi 2016 yılı için enflasyon hedefinin hükümetle beraber yüzde 5 olarak belirlendiği anımsatıldı.

"BÜTÜN ARAÇLARI KULLANACAĞIZ"

Enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemlerin açıklandığı mektupta, TCMB'nin fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edeceği vurgulandı.

Mektupta, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağı ifade edildi.

"ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR YAKINDAN İZLENECEK"

Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmelerin yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırmanın yapılabileceği kaydedilen mektupta, ayrıca, döviz piyasasında iktisadi temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumlarının gözlenmesi halinde likidite araçlarıyla gerekli tedbirlerin alınacağının altı çizildi.

Mektupta şu ifadelere yer verildi:

"Uygulanmakta olan para politikası çerçevesi enflasyonla mücadeleye katkıda bulunmakla birlikte, enflasyon hedeflemesi rejiminde yaşadığımız tecrübeler kalıcı fiyat istikrarı açısından ortak çabanın önemine işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan farklı şoklar ve yapısal unsurlar enflasyonun halen hedefin üzerinde ve oynak seyretmesine neden olmaktadır. Fiyat istikrarına kalıcı olarak ulaşılabilmesi açısından kurumlararası iş birliği ve koordinasyonun artırılması önem taşımaktadır. Bu çerçevede, oluşturulan Gıda Komitesi olumlu bir örnek teşkil etmektedir. Yakın dönemde gündeme gelen döviz riskinin finansal istikrar odaklı bir perspektifle yönetilmesine dair çalışmalar da para politikasının etkinliğine ve enflasyonla mücadeleye kalıcı destek verecektir. Buna ek olarak, para ve maliye politikaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesinin de enflasyonla mücadeleye önemli katkıda bulunacağı değerlendirilmektedir."

PAYLAŞ